Aslında bugün sizlerle stratejik pazarlama planıyla ilgili bazı bilgiler paylaşmak istedim.Fakat son zamanlarda yoğun network talepleri beni bu yazıyı yayınlamaya itti. "Çok katlı pazarlama" olarak bilinen sistem son yıllarda tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de hızla kullanılır hale geldi. Bu sisteme daha çok halkımız parfümeri, temizlik ürünleri satışlarında şahit oluyor. Bunların yanında sigorta hizmetleri gibi bazı özel alanlarda da uygulanmıyor değil. Çok katlı pazarlama aslında her güzel şeyde olduğu gibi, yanlış uygulamaların ağırlıkta olduğu bir şekilde işliyor ülkemizde. Bu da satış kirliliği yaratıyor. Bu bilinçsizlikte giderse sistem işleyemez hale gelecek. Bende öncelikle bu sistemin nasıl işlediğinden bahsederek,hemen arkasından bu konuyla ilgili görüşlerimi sizinle paylaşmak istiyorum.
Çok katlı pazarlama, üreticiden tüketiciye giden yoldaki kanalları (toptancı, perakendeci) ortadan kaldıran, üye mantığı ile varlığını sürdürebilen ve çalışanına sattığı ürünler karşılığında prim veren bir sistemdir. Yani bu sistemde yer alan her birey, firmaya satışları üzerinden aldığı pay nedeniyle firmanın ortağı oluyor.Genellikle bu şekilde çalışan sistemler firmalara göre farklılık göstermektedir. Bunlar prim oranları, yüksek satışlarda ekstra prim gibi şeylerdir.
PEKİ ÇOK KATLI PAZARLAMA NE ZAMAN VE NASIL DOĞDU?
Uzmanların çoğu, çok katlı pazarlama yöntemini ilk kez başarıyla uygulayan kişinin, Carl Rehnborg olduğu konusunda fikir birliğindedirler. Onun öncesinde, satış teşkilatına kazandırılan her yeni satış temsilcisi için kendisini getirene prim verilmesi ya da teşkilata kazandırdığı temsilcilerin satışlarından belirli bir süre bir yüzdenin ödenmesi gibi uygulamalar yok değildi. Fakat bugün anladığımız anlamda, ekibin yarattığı satış hacmi üzerinden sürekli bir kazanç sağlayacak bir program ilk kez, ABD'de Carl Rehnborg'un sahibi olduğu şirketin ürünlerinin satışında uygulanmıştır.
Carl Rehnborg'un 1934 yılında kurduğu şirketin ilk ismi, California Vitamin Company idi. Sonradan şirketin ismi, Nutrilite Products Inc. olarak değiştirildi. Başlarda klasik bir doğrudan satış programı uygulanmaktayken 1945 yılında Carl Rehnborg, bugünkü çok katlı pazarlama yönteminin tüm temel unsurlarını içinde barındıran bir programa geçti. Kimileri bu programın, Carl Rehnborg'un kişisel bir buluşu olduğunu iddia ederken, kimileri ise programı Nutrilite'ın Distribütörleri olan Lee S. Mytinger ve William S. Casselberry'nin geliştirdiklerini ileri sürerler.
PEKİ BU SİSTEM ÇALIŞANLARA NE GİBİ FAYDA SAĞLIYOR?
En önemlisi çalışma saati stresi ortadan kalkıyor. Ayrıca firma ürünlerini indirimli alma imkanı, satışlardan alınan prim sayesinde psikolojik olarak "firmanın ortağı" duygusu diğer faydalı örnekleridir. Zaten firmalarda bu özelliği çok iyi avantaja çeviriyorlar açıkçası. Özellikle ev hanımları, emekli gibi çalışmayanlara meşguliyet yaratması (bu durumu aşağıdaki satırlarda eleştireceğim) insanlar tarafından hoş karşılanıyor.
Bu sistemin hiç mi eksik yönleri yok derseniz size cevabım tabi ki var. Bu sistem birçok ülkede başarıyla uygulanmış olmasına karşın bazı ülkelerde hüsrana dönüşmüştür.Bu işte başarılı olmak ve söylenildiği üzere çok paralar kazanmak için gerçek anlamda ciddi donanımlara sahip olmak gerekir ki bunların en başında eğitim gelir. Ülkemizde çok katlı pazarlama üzerine birçok seminerler düzenlenmiştir ve hemen hemen hepsinde ilgimi çeken bir konu vardır.Bu seminerlede her kesimden kişilerin(işçi,memur,esnaf...)bu sistemi başarıyla yürütebilecekleri savunulmuştur.Fakat sahneye bu sistemden çok paralar kazanıyoruz diye çıkanların hiçbiri ne kasap ne memur ne de terzidir. Bu anlamda yukarıda da bahsettiğim gibi bu sistemde başarılı olabilmek için eğitim, bu ürünleri satın alabilecek gelir seviyesi yüksek bir çevreniz olması gerekir.
Bu arada bir diğer nokta ise satışın, "ısrar" olarak algılanmasıdır. Israr, satışta en kötü mesajdır.Zaten bu işi yapanların savundukları' Biz satış yapmıyoruz sadece tavsiye ediyoruz' diyerek sistemin bir baskı yaratmadığıdır.
Sonuç olarak görülüyor ki network marketing iyi bir sistem; ama uygulamada bazı yanlışlar var. Bu yanlışlar çalışanlara verilecek eğitimle ve kişilere verilecek doğru bilgilerle giderileceğini umut ediyorum.
Çok katlı pazarlama, üreticiden tüketiciye giden yoldaki kanalları (toptancı, perakendeci) ortadan kaldıran, üye mantığı ile varlığını sürdürebilen ve çalışanına sattığı ürünler karşılığında prim veren bir sistemdir. Yani bu sistemde yer alan her birey, firmaya satışları üzerinden aldığı pay nedeniyle firmanın ortağı oluyor.Genellikle bu şekilde çalışan sistemler firmalara göre farklılık göstermektedir. Bunlar prim oranları, yüksek satışlarda ekstra prim gibi şeylerdir.
PEKİ ÇOK KATLI PAZARLAMA NE ZAMAN VE NASIL DOĞDU?
Uzmanların çoğu, çok katlı pazarlama yöntemini ilk kez başarıyla uygulayan kişinin, Carl Rehnborg olduğu konusunda fikir birliğindedirler. Onun öncesinde, satış teşkilatına kazandırılan her yeni satış temsilcisi için kendisini getirene prim verilmesi ya da teşkilata kazandırdığı temsilcilerin satışlarından belirli bir süre bir yüzdenin ödenmesi gibi uygulamalar yok değildi. Fakat bugün anladığımız anlamda, ekibin yarattığı satış hacmi üzerinden sürekli bir kazanç sağlayacak bir program ilk kez, ABD'de Carl Rehnborg'un sahibi olduğu şirketin ürünlerinin satışında uygulanmıştır.
Carl Rehnborg'un 1934 yılında kurduğu şirketin ilk ismi, California Vitamin Company idi. Sonradan şirketin ismi, Nutrilite Products Inc. olarak değiştirildi. Başlarda klasik bir doğrudan satış programı uygulanmaktayken 1945 yılında Carl Rehnborg, bugünkü çok katlı pazarlama yönteminin tüm temel unsurlarını içinde barındıran bir programa geçti. Kimileri bu programın, Carl Rehnborg'un kişisel bir buluşu olduğunu iddia ederken, kimileri ise programı Nutrilite'ın Distribütörleri olan Lee S. Mytinger ve William S. Casselberry'nin geliştirdiklerini ileri sürerler.
PEKİ BU SİSTEM ÇALIŞANLARA NE GİBİ FAYDA SAĞLIYOR?
En önemlisi çalışma saati stresi ortadan kalkıyor. Ayrıca firma ürünlerini indirimli alma imkanı, satışlardan alınan prim sayesinde psikolojik olarak "firmanın ortağı" duygusu diğer faydalı örnekleridir. Zaten firmalarda bu özelliği çok iyi avantaja çeviriyorlar açıkçası. Özellikle ev hanımları, emekli gibi çalışmayanlara meşguliyet yaratması (bu durumu aşağıdaki satırlarda eleştireceğim) insanlar tarafından hoş karşılanıyor.
Bu sistemin hiç mi eksik yönleri yok derseniz size cevabım tabi ki var. Bu sistem birçok ülkede başarıyla uygulanmış olmasına karşın bazı ülkelerde hüsrana dönüşmüştür.Bu işte başarılı olmak ve söylenildiği üzere çok paralar kazanmak için gerçek anlamda ciddi donanımlara sahip olmak gerekir ki bunların en başında eğitim gelir. Ülkemizde çok katlı pazarlama üzerine birçok seminerler düzenlenmiştir ve hemen hemen hepsinde ilgimi çeken bir konu vardır.Bu seminerlede her kesimden kişilerin(işçi,memur,esnaf...)bu sistemi başarıyla yürütebilecekleri savunulmuştur.Fakat sahneye bu sistemden çok paralar kazanıyoruz diye çıkanların hiçbiri ne kasap ne memur ne de terzidir. Bu anlamda yukarıda da bahsettiğim gibi bu sistemde başarılı olabilmek için eğitim, bu ürünleri satın alabilecek gelir seviyesi yüksek bir çevreniz olması gerekir.
Bu arada bir diğer nokta ise satışın, "ısrar" olarak algılanmasıdır. Israr, satışta en kötü mesajdır.Zaten bu işi yapanların savundukları' Biz satış yapmıyoruz sadece tavsiye ediyoruz' diyerek sistemin bir baskı yaratmadığıdır.
Sonuç olarak görülüyor ki network marketing iyi bir sistem; ama uygulamada bazı yanlışlar var. Bu yanlışlar çalışanlara verilecek eğitimle ve kişilere verilecek doğru bilgilerle giderileceğini umut ediyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder